Bahçeli: Terörsüz Türkiye için Vaktimiz Yok, Kanun Hızla Yürür
Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun yürürlüğe girmesine dair “Kaybedecek vaktimiz yok” açıklamasını yaptı. Siyaset sahnesinde yankı yaratan bu konuşmada, Türk milletinin terörle mücadele kapasitesinin artacağı vurgulandı. Saat 18:04’te Milliyetçi Hareket Partisi toplantısında yapılan açıklamada, kanun kabulüyle birlikte hukuki ve idari süreçlerin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiği söz edildi.
Bahçeli, “Gazi Meclisimiz tarafından ve milli iradeyle kabul edilen kanun; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele müktesebatının; milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların; yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin; milli teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan, etkin, caydırıcı, saygın, yerli ve milli savunma sanayii birikiminin” önemine değindi. Sözleriyle, ülkenin terörle mücadelesini sağlıklı bir şekilde yürütmek için “terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulması” gerektiğini belirtti.
Söz konusu kanun, terör örgütü PKK’nın ve diğer uzantılarının fiili varlıklarına son vermeyi, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edilmesini, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kaldırılmasını hedefliyor. Bahçeli, bu düzenlemenin “terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulması” gerektiğini, “kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesidir” diyerek açıklamaları tamamladı.
İlçe meydanındaki kalabalık, TBMM’de yapılan toplantının ardından sokağa çıktıda, yeni kanunun kabulüyle birlikte “terörle mücadele”ye yeni bir soluk getirecek evrakların imzalanması bekleniyor. Söz yüklü bir atmosfer içinde, Devlet Bahçeli’nin “terörle mücadele müktesebatının; milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların; yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin” vurgusu halkın gözü önünde yankı buldu.
Köşe başı gazeteciler, bu açıklamaları “terörle mücadele sürecinde kritik bir dönemeç” olarak nitelendiriyor. Söz konusu kanun, “terör şebekesi İsrail’in Gazze’de akıttığı kan henüz durmamışken Lübnan ve İran’a kadar genişlettiği saldırganlık ve çatışma siyaseti” gibi bölgesel tehditlerin de içeriğini kapsıyor. 22 Ekim 2024’te yapılan grup toplantısında ilk kez dile getirilen Terörsüz Türkiye hedefi, “terörle mücadele”ye yeni bir strateji getiriyor.
Bahçeli, “Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahmut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını” gerektiğini tekrar etti. Halkın gözleri, “Türkiye’nin terör meselesini kendi milli iradesi içerisinde nihai sûre tük ettiğinde” diye saptandı. Örnek olarak, “sosyal, kültürel ve ekonomik potansiyel”in “terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri” olarak gösterildi.
İlgili kanun, “terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulması” gerektiğini vurgularken, “terörle mücadele” sürecinde “terör örgütü PKK’nın ve diğer uzantılarının fiili varlıklarına son verileceğini” belirtiyor. Devlet Bahçeli, “hükümetin bu kanunla birlikte “terörle mücadele”ye yeni bir yön verme” niyetinde olduğunu söyledi. Söz konusu kanun, “terör örgütü PKK’nın ve diğer uzantılarının fiili varlıklarına son verileceğini, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edilmesini, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığını” belirtiyor.
Söz konusu kanun, “terörle mücadele”ye yeni bir başlangıç noktası oluşturuyor. “Terörle mücadele” sürecinde “terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulması” gerektiği belirtiliyor. “Terörle mücadele” sürecinde “terör örgütü PKK’nın ve diğer uzantılarının fiili varlıklarına son verileceğini, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edilmesini, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığını” ifade ediliyor.
Genel olarak, Devlet Bahçeli’nin “kaybedecek vaktimiz yok” açıklaması, “terörle mücadele” sürecinde “terörle mücadele”ye yeni bir yön verme niyetinde olduğunu gösteriyor. “Terörle mücadele” sürecinde “terörle mücadele”ye yeni bir başlangıç noktası oluşturuluyor. “Terörle mücadele” sürecinde “terörle mücadele”ye yeni bir yön verme niyetiyle “terörle mücadele”ye yeni bir başlangıç noktası oluşturuluyor.
Gelişmeler devam ediyor… Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber
