Patronuna “Yoruldum” Maili Yargıtay’ın Kararına Semeceği Kriz
Bir firmada yaklaşık üç yıl çalışan yönetici, 19.08.2026 02:49’da “yoruldum” diyerek patronuna e-posta attı, Yargıtay bu e-postayı iş sözleşmesinin feshi olarak yorumladı. Mailde, son bir yıldır mobbinge maruz kalındığı ve primlerin düşürüldüğü iddia edildi; “manen yıprandığını” ve “yorulduğunu” söylenerek, işverenin de bu e-postayı istifa olarak gördüğü bildirildi. İşveren, e-postayı iş sözleşmesini sona erdirdiği düşüncesiyle çalışanla yollarını tazminat ödemeden ayırdı, ama işçi, e-postayı istifa amacıyla göndermediğini, yalnızca yaşadığı manevi yıpranmayı ve çalışma koşullarına ilişkin şikâyetlerini aktardığını belirterek dava açtı.
Yerel mahkeme, işçinin taleplerini haklı buldu, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine karar verdi. İşveren ise bu kararı temyiz etti ve dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay, yerel mahkemenin değerlendirmesine katılmadı, e-postayı “iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiğini gösteren” bir ifade olarak nitelendirdi. Böylece, çalışanın feshi “haklı nedenle fesih” kapsamında kabul edilmedi ve kıdem ile ihbar tazminatı talepleri reddedildi. Karar, çalışanların işverene gönderdiği yazılı mesaj ve e-postalarda kullanılan ifadelerin iş sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik irade açıklaması olarak değerlendirilebileceği tartışmasını yeniden gündeme getirdi.
Yargıtay’ın bu kararı, aynı e-postayı iş sözleşmesinin feshi olarak gören bir bakış açısı getirdi; işçi ise bu e-postanın istifa amacı taşımadığını, sadece yaşadığı zorlukları dile getirdiğini savunur. Bu çarpışma, işyeri iletişiminde kullanılan ifadelerin hukukçu tarafından nasıl yorumlanabileceği konusunda yeni bir tartışma başlatıyor. Bir yandan, işverenin e-postayı “fesih” olarak görmesi, işçiye karşı hukuki bir boşluk yaratırken, diğer yandan da işçi, gönderdiği e-postanın sadece bir şikâyet olduğunu iddia etmeye devam ediyor. Sokağa çıktıda, çalışanlar bu durumu sosyal medyada paylaşıyor ve “yorgunluk” dileklerini yaygınlaştırıyor.
Kaynak: Orijinal Haber

